NATO ZİRVESİ SAVUNMA SANAYİSİNDE YENİ İŞ BİRLİKLERİNİN KAPISINI ARALADI
Savunma harcamalarının küresel ölçekte hızla arttığı, jeopolitik risklerin derinleştiği ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifakın caydırıcılık politikalarının yanı sıra savunma sanayisinin dönüşümüne ilişkin önemli mesajlar verdi. Ankara'da gerçekleştirilen zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu ile Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı, ortak üretim, teknoloji transferi, Ar-Ge yatırımları ve sanayi iş birliklerinin önümüzdeki dönemin öncelikli gündemleri arasında yer alacağını ortaya koydu.
Savunma Sanayii Forumu'nda gerçekleştirilen "Ortak Değerler, Daha Güçlü Bir Sanayi Altyapısı" başlıklı panelde konuşan Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, NATO ile savunma iş birliğinin yalnızca silah alım-satımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek ortak araştırma, ortak üretim ve ortak kullanım modelini içeren "Kore-NATO Savunma Sanayi Ortaklığı 2.0" önerisini gündeme taşıdı. Lee, gelişmiş teknolojilerin NATO'nun kurumsal tecrübesiyle birleşmesinin ittifakın güvenlik kapasitesini önemli ölçüde artıracağını ifade ederken, Güney Kore'nin savunma harcamalarını GSYH'nin yaklaşık yüzde 2,3 seviyesinden yüzde 3,5'e yükseltmeyi planladığını açıkladı.
Panelde konuşan Avustralya Savunma Sanayii Bakanı Pat Conroy ise Hint-Pasifik'te 1945'ten bu yana görülen en büyük silahlanma yarışının yaşandığını belirterek, ülkelerin savunma sanayi altyapılarını büyütmek zorunda olduklarını söyledi. Conroy, üretim kapasitesinin artırılmaması halinde aynı askeri kabiliyetlerin çok daha yüksek maliyetlerle elde edileceğini vurguladı. Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze de Ukrayna savaşının savunma teknolojilerinin geliştirilme sürecini hızlandırdığını, özellikle insansız sistemlerin gerçek zamanlı operasyonlarla test edilmesinin yeni nesil savunma çözümlerini şekillendirdiğini dile getirdi.
Savunmanın teknoloji boyutuna dikkat çeken Planet Labs Başkanı Ashley Johnson, uydu görüntüleme, yapay zekâ ve büyük veri analizinin modern güvenlik anlayışının ayrılmaz parçaları haline geldiğini söyledi. Johnson, enerji güvenliği ile ulusal güvenlik arasındaki ilişkinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, kaynak rekabetinin gelecekte güvenlik politikalarını belirleyen temel unsurlardan biri olacağını ifade etti.
Forumun kapanışında konuşan NATO Savunma Sanayi, İnovasyon ve Silahlanmadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tarja Jaakkola da artan savunma bütçelerinin artık somut projelere dönüştüğünü belirterek, müttefikler arasında daha güçlü sanayi iş birliklerinin kurulacağını söyledi. Jaakkola'nın "Savunma sanayisi olmadan savunma olmaz." sözleri, forumun en dikkat çekici mesajlarından biri olarak öne çıktı. 36.NATO zirvesi vesilesiyle gerçekleştirilen Türkiye-ABD Savunma Sanayi İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısında, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, ABD Savaş Bakan Yardımcısı Michael P. Duffey, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Murat Özyeğin, AmCham Türkiye Başkanı Emre Karter, ATBR Başkanı General James L. Jones ve Türk-Amerikan savunma sanayinin önde gelen kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. Zirvenin özel sektör düzeyindeki ekonomik boyutunu oluşturan bu önemli etkinlikte DEİK Başkanı Nail Olpak, Türk ve Amerikan savunma şirketlerini bir araya getiren toplantının ortak üretim, teknoloji geliştirme ve küresel tedarik zincirlerinde yeni iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Olpak, Türkiye'nin yüksek yerlilik oranına ulaşan savunma sanayisi, NATO standartlarında üretim kabiliyeti ve çevik üretim altyapısıyla küresel savunma ekosisteminde stratejik bir tedarik ortağı konumuna geldiğini ifade etti. Olpak'a göre, günümüzde güvenlik kavramı artık yalnızca askeri tehditleri değil; enerji güvenliği, kritik mineraller, siber güvenlik, yapay zekâ ve kritik altyapıların korunmasını da kapsıyor. Bu nedenle NATO Zirvesi, yalnızca güvenlik politikalarının değil, yeni ekonomik mimarinin ve ticari diplomasinin de şekillendiği bir platform niteliği taşıyor. Savunma sanayisinin ekonomik büyüme, teknoloji geliştirme ve uluslararası yatırım açısından stratejik öneminin giderek arttığı bu yeni dönemde, Türkiye de üretim kapasitesi ve jeopolitik konumuyla küresel iş birliklerinde daha güçlü bir rol üstlenmeyi hedefliyor.
Gündem kategorisindeki yazılardan haberdar olun
Bu kategoride yeni bir yazı yayınlandığında e-posta ile bilgilendirilirsiniz.
KARBON AYAK İZİNDEN PRESTİJ GÖSTERGESİNE
SAVUNMANIN YENİ SERMAYESİ: EKOSİSTEMİNDE FİNANSIN YÜKSELİŞİ